Dünyanın dört bir yanından davet edilmiş gazeteciler Amerika`nın en büyük lastik kuruluşunun tesislerini geziyorlardı.
Lastik diye bilinen her şeyi yapıyordu kuruluş. Otomobil lastiğinden çocuk balonuna, çarşı pazar poşetine kadar, aklınıza ne gelirse.
Gazeteciler çeşitliliğe ve büyüklüğe hayran hayran dolaşıyorlardı kendilerini gezdiren halkla ilişkiler görevlisinin arkasında.
Sıra prezervatif departmanına geldi... Bu da çağın ötesinde pırıl pırıl bir tesisti. Her boydan, renkten ve cinsten prezervatif el değmeden hazırlanıyor ve paketleniyordu, yürüyen bandların üzerinde kayarken..
Lastik eriyik halde geliyor, kalıplanıyor, soğutuluyor, hava üfleyen pompalarla kontrol ediliyor ve paket makinesine geliyordu.
Gazeteciler, tesisteki tek isçiyi bu paketleme makinasının başında gördüler ve ne yaptığını dehşet içinde fark ettiler: İşci, elindeki iğneyi önünden geçen prezervatiflerin bazılarına rasgele batırıyor ve gözle görülmez delikler açıyordu.
"Bu ne?" diye merakla sordu bir gazeteci.. "Ne yapıyor bu adam?.."
Geziyi yöneten halkla ilişkiler görevlisi açıkladı:
"Bu adam sayesinde emzik fabrikamızın satışlarının yüzde kaç arttığını tahmin edemezsiniz!."