Leman Hanım'ın Diyarbakırlı fıkrasını okuyunca aklıma geldi.
Ormanlar kralı aslan bir gün gezintiye çıkmış.
Çok neşeliymiş.
Karşısına kedi çıkmış.
“Söyle bakayım bu ormanların kralı kim” diye sormuş
Kedi yanıt vermiş “sensin”
Kibirle göğsünü gere gere yoluna devam etmiş.
Karşısına ayı çıkmış.
“Söyle bakayım bu ormanların kralı kim” diye sormuş
Ayı yanıt vermiş “sensin”
İyice şişinerek yoluna devam etmiş.
Böyle böyle sora sora yürüyormuş
Herkesten aynı yanıtı almak hoşuna gidiyormuş.
Derken file rastlamış.
Fil canı sıkkın bir vaziyette orada duruyormuş.
Yanına yaklaşmış ve sormuş
“Söyle bakayım bu ormanların kralı kim” diye sormuş
Fil demiş ki; “şöyle yanıma yaklaş ta söyleyeyim”
Aslan böbürlene böbürlene yaklaşmış filin yanına.
Yeterince yaklaşınca fil hortumunu aslanın beline dolamış.
Bir sağa bir sola vurmaya başlamış.
İyice sersemlediğini görünce bırakmış.
Toz toprak içinde kalan aslan silkinip kendine geldikten sonra demiş ki;
“Bilmiyorsan bilmiyorum desene ne kızıyosun ki”

