Günlerden bir gün ünlü bir oftalmologun muayenehanesine, dünyaca ünlü bir ressam gelir. Ressam bir kaza sonucu iki gözünü de kaybetmiştir. Üstelik birçok “büyük” doktora gidilmiş ve maalesef hiçbir sonuç alınamamıştır. Uzun ve titiz bir muayeneden sonra, göz doktoru ağır fakat kararlı bir ses tonuyla:
- Sanırım bu vakayı kurtarabilmemiz mümkün !
Dünyaca ünlü ressam zaten her şeye hazır, nerdeyse sevinçten uçacak. Derhal ameliyat günü belirlenir ve her şey istenilenden de daha mükemmel gelişir. Artık iki göz eskisinden de daha iyi görmektedir.
“Kontrol” denilen ücretsiz muayeneler, “Diğer meslektaşlarıma danışmam lâzım” denilen namı-diğer “Konsültasyon” veya katmerli ödemeli tetkikler, hiçbir sorunun kalmadığını müjdelemektedir.
Aradan iki ay geçer ve ünlü ressam koltuğunun altında paket içinde özenle sarılmış büyük bir tual ile muayene-haneye gelir.
- Doktorcuğum, herkes için gözünün ışığı kıymetli, ama siz bana sadece gözümü değil, hayatımı da geri verdiniz. Sizin için yaptığım bu resmi teşekkürlerimle kabul etmenizi rica ediyorum, der.
Doktor tuali paketinden çıkartır ve gözlerine inanamaz. Resimde sadece bir GÖZ vardır. Ve göz bebeğinde yine fırça ile yapılmış, doktorun minik bir portresi. Öyle mükemmel ki nerdeyse fotoğraf halt etmiş.
Doktorun ağzından hayranlıkla şu sözler dökülür:
- Allahtan “Ürolog” değilim!..