Saygı değer rahmetli ilk okul öğretmenimin eşi;
"Bey köylük yerdeyiz, bir keçi al çocuklara taze süt içiririz. Komşu Ahmet'lerin ağılında kalır, her sabah erkenden gider sütünü bizzat ellerimle sağar, çobanada ben katarım, sana hiç zahmeti olmaz".
Öğretmenim eşine bakar boynunu iki tarafa bükerek, lahavlevele çeker.
Öğretmenimin eşi her fırsatta, bu istemini dile getirirmeye devam edip durur. Öğretmenim, nasıl edeyimde hanım bu sevdadan vaz geçsin diye, düşünüp dururmuş.
Bir gün sabahın karanlığında eşi tatlı uykusunda uyurken, "hanım hanım kalk keçiyi sağmadın, şimdi çoban gelir" diyerek sarsmaya başlar. Kadıncağız neye uğradığını şaşırmış vaziyette yataktan korku dolu gözlerle kalkar, "aman bey ne yapıyorsun sen öyle" der.
Öğretmenim,"karar verdim, keçi alacam ama önce sana antıraman yaptırayım dedim".
Günler geçmiş, haftalar geçmiş eşinden bir daha keçi ile ilgili bir söz geçmez olmuş.