Brejnev, Küba'ya gelecekmiş. Kübalılar toplanmış, bir hoşluk yapacaklarmış. Ülkenin en iyi ressamına başvurmuşlar.
Bir tablo yap, adı 'Brejnev Küba'da' olsun diye.
Ressam:
-'Hadi oradan, demiş. Ben adamı görmedim bile. Adam hayatında Küba'ya gelmedi. Simdi ben nasıl 'Brejnev Küba'da' diye atmasyondan resim yaparım?'
Tesadüf bu ya, bizim Temel, puro almaya Havana'ya gelmiş o sırada ve sıkıntıyı duymuş.
-' Ben size istediğiniz tabloyu yaparım, AMA bana bir sandık puro verirseniz' demiş. Adamlar çaresiz, vermişler.
Temel bir hafta sonra, Kübalıları çağırmış,
-'İşte tablonuz.' demiş ve tuvalin üzerini örten bezi hızla aşağı çekivermiş.
Kübalılar da donuvermişler.
Tabloda, yatakta iki kişi, al takke ver külah...
-'Bu ne' diye gürlemiş, Küba Turizm Bakanı.
-'Bu ne..?
-Bu kadın kim..?'
-'Brejnev' in karısı.' demiş, Temel.
-'Peki bu üstündeki adam kim..?'
-'Brejnev'in uşağı!..
-'Peki Brejnev nerde peki...?'
-'Brejnev Küba'da.''